1. Anasayfa
  2. Hakkımızda
  3. Projelerimiz
    1. Tamamlanan
      1. İPEK YOLU RİZZELLİ KONAKLARI
      2. MEŞELİK KONAKLARI
      3. KOZA SİTESİ
      4. NİSPET EVLERİ
      5. 5. İKLİM
    2. Devam Eden
      1. Yeni Projemiz / 2014
      2. Arcadia Evleri
  4. Sapanca Hakkında
    1. Tanıtım
    2. Kültürel Zenginlikleri
    3. Sapanca Hakkında
    4. Foto Galeri
    5. Video Galeri
    6. İlgili Linkler
  5. Katalog
  6. İletişim

Sapanca Hakkında / Tanıtım

Tarihi

Bilinen yazılı belgelere göre M.Ö. 1200 yılında Frigyalı' ların bölgeye gelmesiyle, bir yerleşim yeri olarak adı geçen Sapanca, gerçek anlamda M.Ö. 378 yılında Btanya Krallığı tarafından kurulmuştur. Doğu Roma İmparatorluğu döneminde Buanes, Sofhan ve Sofhange adıyla anılmıştır. Sapanca ve çevresinde 1075 tarihinde Anadolu Selçukluları'nın gelmesiyle bölge Ayan ve Ayanköy adıyla anılmaya başlamıştır. Haçlı seferleri sonrasında bölge yeniden bizanslılara geçmiştir. 1640 yılında Erzurum seyahatine giderken kasabadan geçen Evliya Çelebi, kasaba hakkında şu bilgileri vermektedir.

"Bir zamanlar İzmitli bir ihtiyar buradaki orman ve çalıları temizleyerek saban yürüttüğünden Sabancı Koca adıyla bir köy kurulur. Sonra zaman geçtikçe Mamur bir hale gelerek Kanuni Sultan Süleyman zamanında kasaba olmuştur". Kasabada Sarı Rüstem Paşa 170 ocaklı bir han yaptırmıştır. Güzel bir camisi hamamı ve çarşısı vardır. İmaretleri gök kurşunla kaplıdır. 1000 kadar kremit örtülü ev vardır. İmaretlerin tamamı Mimar Sinan yapısıdır. Bir Pertev Paşa hanı vardır oda Mimar Sinan'ın eseridir. Bu hayrat eserin çoğu Rüstem Paşa'nın olduğu için vakfın mütevellisi tarafından idare edilmektedir. Buranın bir yeni çeri Serdarı vardır. Övüleceklerinden beyaz kirazı meşhurdur. Hamamının dibinde bir ekmekçi dükkanı vardır. Bir dervişin hayır duası bereti ile bir çeşit beyaz ve has ekmek somun pişirirki Sabanca somunu adıyla hertarafta şöhret bulmuştur. Kırk gün bile dursa kuruyup küflenip lezzetini kaybetme ihtimali yoktur. O kadar meşhurdur ki birini ılgarla taze taze acem şahına götürmüşler oda beğenmiş. O kadar lezzetli ve has ekmek olmasını bazıları suyundadır derler. Civarıda bir köy vardır. Sapanca gölünün çevresi 24 mildir. Gölün dört tarafında kasaba gibi 76 tane köy vardır. Bütün halkı bu gölün suyunu içtiklerinden yüzlerinin rengi kırmızıdır. Mahsülleri çoksada bağları yoktur. Sayısız bahçeleri vardır. Bu gölün kenarında bir çeşit kavun ve karpuz olurki ikisini ancak bir eşek taşıyabilir. Gölün içinde 70-80 tane kayık ve çırnık (zahire kayığı) vardır ki köyden adam, kereste ve sahir eşya getirirler.

Gölde bulunan 70-80 çeşit balıktan avlayarak satarlar. Alabalığı, sazan balığı, turna balığı luna balığı gibi tatlı su balığı çok lezzetli olur. Kuvvet ve ferahlık verirler. Gölün derinliği çoğu yerde 20 kulaçtır. Suyu gayet saf ve berraktır. Kıyısındaki köylerin kadınları elbise yıkadıkları zaman asla sabun sürmezler. Ne yıkasalar temiz ve beyaz tülbent gibi olur. Adı geçen somunuda bu suyla yoğurduklarından pamuk gibi ekmeği olur. XVII yy. Sapanca Kapudan Paşa eyaletine bağlı kocaeli livası içinde bir kaza merkezi idi.

Bu durumunu XIX yy. kadar devam ettirmiştir. 1837 yılında İkinci Mahmut Döneminde Adapazarı kaza merkezi haline getirilmiştir. Sapanca buraya nahiye olarak bağlanmıştır. İzmit-Bolu yolu Sapanca' dan geçmekte idi. Katip çelebi Cihannüma adlı eserinde bu yolun Sapanca kısmı hakkında yolun burada yarım mil su içinden geçtiğini ve suların kabarık olduğu zaman üzengiye çıktığını kaydetmektedir. Aynı tarif 19 yy. ilk yarısında Charles Texir tarafından yapılmıştır. Bir saat kadar gölün kumları üzerinde gidilmiktedir. Bazı yerlerde sular eğer kolonlarına kadar çıkar. 1890 yılında Sapanca' ya gelen demir yolu yukarıda sözü edilen dar kıyıdan yarma açılmak süretiyle geçilmiştir. Demir yolunun inşaasından sonra karayolu ihmak edilmiş ve hemen hemen geçilmez olmuştur. cumhuriyet devrinde karayolu gölün dar kıyısından değil, yamaçların gerisinden geçirilmiştir. Böylece kasaba tarihi ulaşım yolu görevini hem demir hemde karayolu ile yerine getirmeye devam etmiştir. 1950 li yıllarda E5 karayolunun gölün karşı kıyısından geçirilmesiyle sapanca bir müddet önemini yitirir gibi olduysa da 1989 yılında TEM OTOYOLU nun ilçeden geçmesi ile tarihi misyonuna yeniden kavuşmuş oldu.

  
Sapanca İlçesi,

Marmara Bölgesi’nde Sakarya İli’ne bağlı bir ilçedir.1957 yılında özel bir kararnameyle ilçe statüsüne kavuşmuştur. Kuzeyinde Sapanca Gölü, doğusunda Sakarya İli’ne bağlı Arifiye yer almaktadır. Güneyinde Samanlı Dağları, Pamukova ve Geyve ilçeleri, batısında ise Kocaeli İli’ne bağlı Maşukiye Beldesi ile çevrilidir.

İlçeye bağlı Kırkpınar ve Kurtköy beldeleri bulunmaktadır. Her iki beldede belediye teşkilatı vardır. İlçeye bağlı 13 köy bulunmaktadır.

Sapanca İlçesi’nin yüzölçümü 142 kilometrekare, denizden yüksekliği ise 36 metredir. Sakarya İli’nin alanı en küçük 2. ilçesi, nüfus yoğunluğu (kilometrekareye 196 kişi) en fazla olan ilçesidir.2000 yılı nüfus sayımına göre ilçe merkezi nüfusu 21 776,köyleriyle birlikte ise 36 496’dır.2000 yılı nüfus sayımına göre, oransal anlamda nüfusu en fazla artmış olan ilçedir.
Kuzey Anadolu Fay Hattı(KAF),Sapanca Gölü’nden geçer. Bu nedenle Sapanca İlçesi 1.derecede deprem bölgesidir. Fakat fay hattının gölün içinden geçmesi nedeniyle de önemli bir avantaja sahip olarak, 17 Ağustos 1999 depremini az bir zararla atlatmıştır.

İlçe iklim olarak Karadeniz ve Akdeniz Bölgesi iklimleri arasında geçişli bir iklime sahiptir. Kışlar yağışlı ve az soğuk, yazlar ise görece kurak fakat ılımandır. Kış aylarının başlaması genellikle Kasım ayı, bahar aylarının başlaması ise Mayıs ayının ikinci yarısından itibarendir. Yaz aylarında da alınan yağışlar nedeniyle kısıtlı bir yaz mevsimine sahiptir.

İlçe ekonomisi genel anlamda tarımsal niteliklidir. Meyva yetiştiriciliği ve son yıllarda önemli bir seçenek olan iç ve dış mekan süs bitki yetiştiriciliği, ilçenin ekonomik anlamda ufkunu açan bir oluşumdur. İlçede önemli bir orandaki aile süs bitki yetiştirme işiyle meşgul olmaktadır. Dere kıyılarında kurulu bulunan alabalık üretimi de önemli getiriye sahip ekonomik uğraşlardandır.

İlçenin en önemli zenginliği Sapanca Gölü’dür. Sapanca İlçesi bölgede en eski yerleşim olduğundan ilçe adını göle de vermiştir. Sapanca Gölü’nün yüzölçümü 42 kilometrekare, doğu-batı yönünde uzunluğu 16 kilometre, genişliği ise 5,5 kilometredir. Gölde bugüne değin saptanmış maksimum derinlik 61 metre, ortalama derinlik ise 31 metredir. Gölün denizden yüksekliği 33 metredir. Gölün suları Sakarya İli merkez ilçesi Adapazarı’nın içme ve kullanma suyu kaynağıdır. Tektonik kökenli bir göldür. Jeolojik araştırmalara göre geçmişte İzmit Körfezi’nin uzantısı iken, Samanlı Dağları’ndan inen derelerin taşıdığı alüvyonlarla göl körfezden ayrılmıştır. Sapanca Gölü, Samanlı Dağları’ndan inen dereler ve yeraltı kaynaklarından beslenir. Fazla sularını, doğu ucunda bulunan tahliye kanalı aracılığı ile Çark Deresi’ne, oradan da Sakarya Nehri’ne akıtır.



Sapanc'anın İklimi,

İlçe ve çevresinde Akdeniz ve Karadeniz iklimleri arasında geçiş iklimi hüküm sürer. Kışlar yağışlı ve az soğuk, yazlar ise sıcak ve kurak geçer. Ancak yaz kuraklığı Akdeniz iklimine, göre Karadeniz ikliminin etkisi ile hafiflemistir. Yıllık ortalama sıcaklık 13,5 derece, en soğuk ay Ocak, en sıcak aylar ise Temmuz-Ağustos aylarıdır. Yıllık yağış miktarı 500-1000 mm civarında olup orta yağışlı bir yöredir. En fazla yağış kış, en az yağış ise yaz aylarında düşer. Kışları kar yağışları olağandır, ancak yerde kalma süresi azdır.

Yörede havadaki nem oranı (bağıl nem ort.%72) oldukça yüksektir. Bu da yaz sıcaklarının etkisini artırarak zaman zaman bunaltıcı havaların oluşmasına sebep olur. Kuzeyden esen rüzgarlar kısın havayı soğutur, yazın ise serinletir. Güneyden esen özellikle, lodos kış ve bahar aylarında etkili olup havanın zaman zaman okdukça ısınmasına sebep olur.

Sapanca'nın Bitki Örtüsü

Sapanca'nın Dağları gür ormanlarla kaplı iken, diğer alanlar meyve bahçeleriyle doludur, İlçe ve çevresi ülkemizin en yeşil yörelerindendir. İlçe merkezinden güneye Samanlı Dağları'na doğru çıkıldıkça orman örtüsü gürleşir. Ormanlık alan, Yanık Deresi'nin göle aktığı, yerden başlar; doğuda Sakarya Nehri'ne, güneyde ise Mühlipınar Deresine kadar uzanır. Yüzölçümü 140 km2 olan ilçede ormanlar 10.543 hektarlık alanla ilçenin %65'ini kaplar.Sapanca' nın dağlarında; yüksek kısımlarda ağaçların çoğu kayın olmak üzere gürgen, çam, köknar, kızıl ağaç, meşe, ıhlamur, kestane ve kavak gibi pek çok ağaç türü bulunur.